2 Temmuz 2009 Perşembe

TEMA VAKFI İSTANBUL 1.BÖLGE İL TEMSİLCİLİĞİ ÜLKE İÇİN DOĞASINA EL KOYUYOR GÖZETİYOR ÇALIŞIYOR HERKESİ DÜNYA YUVAMIZA DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYOR

YUVA
Dinle beni ne olur...Sen homo sapienssin, "bir akıllı insansın".Evrenin mucizesi olan hayat, 4 milyar yıllık.Biz insanlar ise 200,000 yaşındayız.Ama en temel şey olan dengeyi yok etmeyi başardık.Bu olağan üstü öyküyü dinle, bu senin hikayen. Sonra da kararını ver
İşte köklerimizin izleri. İlk başta gezegenimiz bir ateş kaosuydu.
Birbirine yapışmış toz parçacıkları bulutuydu. Evrendeki kümelenmelerden biriydi. Ama burada bir mucize gerçekleşti. Hayat. Bugün hayat, dört milyar yıl boyunca canlıların oluşturduğu bir zincir. Yanardağlar hala manzarayı biçimlendiriyor.Dünyamızın doğarkenki halini anlatıyor.Erimiş kayalar derinlerden fışkırıyor......katılaşıyor, çatlıyor, kabarıyor ve sonra uyuyor.

Dünyanın bağırsaklarından yükselen duman ilk atmosferin tanıklarını taşır.Oksijensiz bir atmosferin.Yoğun bir atmosfer, karbondiyoksitle dolu. Su buharıyla kalınlaşmış. Bir fırın.Dünya soğudu. Su buharı yoğunlaştı ve sağanaklarla yere düştü.Güneşe en uygun mesafedeki dünyamızın dengesi suyun sıvı kalmasını mümkün kıldı. Su kanallar açar.Tıpkı damarlarımız, ağaçların dalları gibi, hayatın öz suyunu taşır.Nehirler kayalardan mineralleri koparıp okyanuslara taşıdı okyanuslar tuzla ağırlaştı.

Peki biz nereden geldik? Hayatın ilk kıvılcımı nasıl çaktı?
Zamanın mucizesi bu, ilkel hayat formları dünyanın pınarlarında hala mevcut.
Dünyaya rengini veriyorlar. Onlara arkeobakteri deniyor.Hepsi dünyanın ısısından besleniyor. Siyano bakteri hariç.Enerjisini alarak güneşi döndürebilirler.
Bütün gezegen türlerinin atası onlar.Bu minicik bakteri ve ondan türeyenler gezegenimizin kaderini değiştirdi.

Atmosferini dönüştürdüler.Peki atmosferi zehirleyen karbona ne oldu?
Hala burada, dünyanın kabuğunda hapis.Deniz mikro organizmalarla doluydu.
Okyanustaki karbonu çekerek kabuk oluşturdular.Bu gördüğünüz kütleler,
milyarlarca mikro organizmanın kabuklarıyla oluştu.Onların sayesinde karbon atmosferden çekildi, diğer hayat formları oluştu. Atmosferi dönüştüren hayattır. Bitkiler su molekülü parçaladı. Oksijen havayı doldurdu.

Su döngüsü, sürekli bir yenilenme süreci.Şelaleler, su buharı, bulutlar, yağmurlar, pınarlar, nehirler, denizler, okyanuslar, buzullar.Bu döngü hiç kırılmamıştı.
Dünyada hep aynı miktarda su oldu.Bütün türler hep aynı suyu içtiler.
Hayret verici su molekülü. Bütün maddelerin en değişkeni.Akarsu olarak sıvı. Buharlaşarak gaz. Buz olarak katı.

Sibirya'da, göllerin üstündeki donuk yüzey......katılaşmış suyun gücünü taşır. Sudan hafif olan buz yüzer.Koruyucu bir örtü oluşturur, suyun içindeki hayat devam eder.

Hayatın motoru bağlantılardır. Her şey birbirine bağlıdır.
Hiçbir şey tek başına yeterli değildir.Su ve hava birbirinden ayrılmaz.
Hem hayatı birleştirir, hem de hayatı dünyaya bağlar.

Bulutlardan görünen bu yeşil uzantı......havadaki oksijenin kaynağıdır.
Akciğerlerimiz oksijensiz çalışamaz.Oksijenin %70'i okyanustaki alglardan gelir.
Dünyamız bir denge üzerinde durur.Dengeyi, hepsi birbirine bağlı canlılar oluşturur.
Bu nazik denge çok kolayca bozulabilir.


Mercanlar, kabuklularla algların çocuklarıdır.Okyanus yüzeyinin %1'inden azını kaplarlar.
Ama balıklar, yumuşakçalar ve alglar için habitat oluştururlar.Her okyanusun dengesi bunlara bağlıdır.Dünyamızın zamanı milyarlarca yılla ölçülüyor.Ağacın oluşması 4 milyar yıl sürdü.

Türler zincirinde ağaç yaşayan bir heykel.Ağaç yer çekimine karşı koyar.
Gökyüzüne doğru ilerleyen tek elementtir.Yapraklarını besleyen güneşe yükselir.
Lşık enerjisini toplamak, siyanobakteriden mirastır.Depolar, beslenir, gövdesine ve yapraklarına iletir.Sonra mineral, su, sebze ve canlı olarak ayrışırlar.Derken, yavaş yavaş toprak oluştu.Beslenen kazan, hava alan ve dönüşen mikro organizmalarla kaynar.
Kara hayatının tümüyle bağlantısı olan humusu oluşturur.

Peki dünyadaki hayat hakkında ne biliyoruz?
Kaç türün varlığından haberdarız?
10 mu, 100 mü yoksa?
Onları bağlayan bağları biliyor muyuz?
Dünya bir mucize.Hayat ise hala bir gizem.Hayvan familyaları ortaya çıktı.
Kuşaktan kuşağa aktarılan adet ve ritüellerle birleştiler.Doğa onlara, onlar doğaya adapte oldular.Havyan açlığını giderirken, ağaç da tekrar tohum açabiliyor.
Hayat denen bu büyük macerada...her türün kendine ait bir rolü var.Her türün bir yeri var.Hiç biri gereksiz ya da zararlı değil.Her şey bir denge durumunda.Ve işte sen homo sapiens, "akıllı insan"......öyküye burada giriyorsun.Bu muhteşem mirasın keyfini sadece sen sürüyorsun.Daha 200,000 yaşındasın.Ama dünyanın çehresini değiştirdin.
Kırılganlığına rağmen, senden başka...hiçbir canlının yapamadığını yaptın.
Bütün habitatları ele geçirdin.Her yer senin oldu.

180,000 yıl göçebe yaşadıktan sonra, düzelen iklimle yerleştiler.Artık avlanmak zorunda değillerdi.Balıklarla, av hayvanlarıyla dolu sulak alanlarda yaşamayı seçtiler.
Toprağın, suyun ve hayatın bir arada olduğu yerlerde.İnsanların çoğu hala kıtaların sahil kesiminde, nehir......ve göl kıyılarında yaşıyor.Dört kişiden biri hala 6,000 yıl önceki gibi yaşıyor.Enerjiyi sadece doğa sağlıyor.1,5 milyar kişinin yaşam tarzı bu.
Sayıları zengin ulusların toplamından fazla.Hayat beklentileri az.Ağır iş koşulları etkisini gösteriyor.Doğanın belirsizliği günlük hayata ağırlığını koyuyor.

Seçkin bir azınlık eğitim görüyor.Çocuklar, sahip oldukları tek değer.Çünkü hayatın sürdürülebilmesi için herkesin katkısı gerekiyor.İnsanın dehası zayıflığını bilmesinden kaynaklanıyor.Doğanın insana vermediği dayanıklılık.Yeni yerler keşfetmelerine yardım eden hayvanlarda vardı.Ama dünya boş mideyle fethedilmez ki.Tarımın keşfi, tarihi eğiştirdi.Bu keşif yapılalı 10 bin yıldan az oldu.

Tarım yaptığımız ilk büyük devrimdi.Tarım ilk artı değeri yarattı.
Şehirlerle uygarlıkları doğurdu.Yiyecek bulma çilesi unutuldu.
Tohum hayatla mayalandı, çeşitler arttı.Toprağa ve iklimlere adapte ettik.
Bütün türler gibi bizim de tek endişemiz kendimizi beslemek.
Toprak daha az cömertleştiğinde, su azaldığında...

...yaşamamıza yetecek kadarını çıkaracak enerjiyi oluşturabiliyoruz.
Toprağı sabır ve adanmışlıkla biçimlendirdik.Sanki sürekli tekrarlanan bir ayin gibi.
Tarım hala en yaygın işimiz.İnsan oğlunun yarısı toprağı sürüyor.Çiftçilerin %70'i el emeği ile çalışıyor.Tarım kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek.İnsanlığın yaşaması için temel şart.İnsan, uzun yıllar kas gücüyle çalıştıktan sonra...derinlere gömülü enerjiyi topladı.Bu alevler de bitkilerden geliyor.Gün ışığının cebi.Saf enerji, güneşin enerjisi...milyonlarca bitki 100.000.000 yıldır toplamış.Kömür, gaz ve en önemlisi petrol.Gün ışığı insanları ırgat gibi çalışmaktan kurtardı.Petrol ile insanlık zamanın prangasından kurtuldu.O güne dek görülmemiş bir rahatlık kazandık.Elli yılda, tüm Kuşaklar boyunca görülmemiş...kökten bir değişim yaşandı.Hızlandıkça hızlandı.
Son 60 yılda dünya nüfusu üç katına çıktı.2 milyardan fazla insan şehirlere taşındı.
Hızlandıkça hızlandı.Şenzen'in milyonlarca nüfusu...yüzlerce gökdeleni var.
Oysa 40 yıl önce bir balıkçı köyüydü.Hızlandıkça hızlandı.Şanghay'da son 20 yılda, 3000 gökdelen yapıldı.Yüzlercesi de yapılıyor.

Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşıyor.New York, dünyanın ilk megapolü.
İnsanın dehasıyla enerjiyi sömürmesinin simgesi.Milyonlarca göçmenin emek gücü, kömür enerjisi...petrolün gem vurulmaz gücü.Amerika "siyah altın" ın devrim yaratan gücünü kullanan ilk ülke oldu.

Tarlalarda insanın yerini makineler aldı.1 lt. Petrol, 24 saat içinde 100 kişinin emek gücüne...eşit enerji sağlıyordu.ABD'de 3 milyon çiftçi kaldı.2 milyar kişiyi besleyecek kadar tahıl üretiyorlar.Ancak tahıl ürününün çoğu insanlar için değil.Hem burada hem de Diğer sanayileşmiş ülkelerde...ya hayvan yemi oluyor ya da biyo yakıt.

Gün ışığı cebinin enerjisi, tarımı tehlikeye atan kuraklığa yol açtı.Hiçbir pınar, tarımın talebinden kurtulamadı.Bu, insanlığın su tüketiminin %70'i.Doğada her şey birbirine bağlı.Ekilmiş toprakların çoğalması ve tek ürün ekilmesi parazitleri geliştirdi.Kötü hasat ve kıtlık çok gerilerde kaldı.Artık en büyük baş ağrısı, modern tarımın...artı değerinin nasıl kullanılacağı.

Zehirli tarım ilaçları havaya, toprağa...
...bitkilere, hayvanlara, nehirlere ve okyanuslara zarar verdiler.
Bütün hayat biçimlerinin ana hücresine nüfuz ettiler.
Açlıktan kurtardıkları insanlara zarar veriyorlar mı?
Koruyucu giysiler giymiş çiftçilerin bir bildikleri var herhalde.
Derken gübre çıktı.

Bir başka petro kimya ürünüydü.Toprağın verimini inanılmaz artırdı.
Toprağa uyum sağlayan tohumlar ve iklim......en verimli türlere yol verdi.
Son yüzyılda, binlerce yıllık türlerin dörtte üçü yok oldu.Altta gübre, üstte plastik göz alabildiğine uzanıyor.Almeria'daki seralar Avrupa'nın sebze bahçeleri.
Aynı boyda sebze ve meyveler kendilerini...süpermarketlere taşıyacak kamyonları bekliyorlar.Bir ülke geliştikçe, et tüketimi de artıyor.Toplama kampı gibi sığır çiftlikleri olmasa...dünyanın artan talebi nasıl karşılanırdı?
Hızlandıkça hızlanıyor.
Hayatları boyunca otlak görmeyen sığırların yaşam döngüsü gibi.Et imalatı, hayvanın günlük rutin edinmesine...fırsat vermeyecek kadar hızlı.Milyonlarca sığırın beklediği fast food alanlarında...bir tutam bile ot bitmiyor.Ülkenin dört bir yanından kamyonlar, ete dönüşecek...soya yemi ve protein zengini granülleri taşıyor.
Sonuç ise şu, 1 kg patates için 100lt...1 kg pirinç için 4000 lt...
...1 kg biftek için ise 13,000 lt. Su tüketimi.Üretim süreci ve nakliyede kullanılan benzin hariç.Tarım petrolle yapılıyor. İki kat fazla insan besliyor.
Ancak çeşitlilik, standardizasyonla yer değiştirdi.Çoğumuza düşlerimizdeki rahatı sağlıyor ama......hayatımız bütünüyle petrole bağlandı.Yeni zaman ölçerimiz bu.
Saatimiz artık bu makinelerin ritmiyle ilerliyor.

Gezegenimiz, umutlarımızın ve düşlerimizin...metronomuna dikmiş gözünü.Umutlar ve düşler, ihtiyaçlarımızla birlikte çoğalıyor.Tatmini zor arzularımız ve hovardalığımız Giderek artıyor.Ucuz petrolün biteceğini biliyoruz.Ama inanmak istemiyoruz.
Çoğumuz için Amerikan rüyası bu şehirle vücut bulur.Los Angeles.Bu şehir 100 km.'lik bir alana yayılır.Arabaların sayısı, insan sayısına eşittir.Enerji her gece muhteşem bir gösteri sahneler.Gündüzler, şehri yıldızlı bir gökyüzüne çeviren gecenin yanında soluk alır.Hızlandıkça hızlanıyor.Mesafeler millerle değil, dakikalarla ölçülüyor.
Otomobil, banliyölerdeki her evi birer kaleye çevirdi.Düzgün sıralanmış evler, çıkmaz sokaklarda kümelendi.Şansı birkaç ülkenin oluşturduğu model...tv'lerle evrensel bir düşe dönüştürüldü.Pekin'de bile, aynı formattaki evler...pagodaları haritadan sildi.
Otomobil konforun ve ilerlemenin simgesi oldu.Eğer bu modeli bütün toplumlar izleseydi...
...gezegende 900 milyon değil, 5 milyar araç olurdu.Hızlandıkça hızlanıyor.

Dünya geliştikçe, enerji susuzluğu artıyor.Makineler, dünyanın yaratıldığı günden beri...
...durmakta olan mineralleri topluyor.İktidarın ayrıcalığı olarak, madenlerin %80'ini...
...dünya nüfusunun %20'si kullanıyor.Yüzyılın sonu gelmeden, aşırı maden çıkarma sonucu...gezegendeki rezervlerin tümü tükenecek.Hızlandıkça hızlanıyor.

Tersaneler küresel sanayi üretiminin talebini karşılamak için...petrol tankerleri, şilepler ve gaz tankerleri üretiyorlar.Tüketim mallarının çoğu binlerce km. Yol kat ediyorlar.Ticaret hacmi 1950'den bu yana 20 kat daha büyüdü.Ticaretin %90'ı denizden yapılıyor.Her yıl 500 milyon konteyner taşınıyor.Dünyanın tüketim ambarlarına gidiyorlar.
Dubai gibi.Dubai dünyanın en büyük şantiyesi.Burada imkansız mümkün kılınıyor.
Denizin ortasında yapay adalar yapıyorlar.Dubai'deki doğal kaynakların sayısı fazla değil.Ama petrolden elde ettikleri gelir ile...Dubai, dünyanın her yerinden milyonlarca ton...malzeme ve işçi getirtebiliyor.Dubai'de tarım toprağı yok ama gıda ithal edebiliyor.Dubai'de hiç su yok ama deniz suyunu arıtmak ve dünyadaki...en yüksek gökdelenleri inşa etmek için muazzam para harcıyor.Dubai'de güneş sınırsız ama hiç güneş paneli yok.Dubai modernitenin totemi.Bütün dünya ona hayran.Sanki dünya parasının mihenk taşı.Dubai'de hiçbir şey doğaya bağlı değil.Ama doğanın verdiklerinin hepsi de orada.
Dubai, sanki zengin ulusların modeli.Doğanın verdiklerini azalttığımızı hiç anlamadık.
1950'den bu yana..balık talebi yılda 18 milyon tondan 100 milyon tona çıktı.
Binlerce fabrika gemi okyanusları boşaltıyor.Balık yataklarının 4/3'ü tükendi, azaldı ya da yok olmak üzere.Büyük balıkların çoğu, tekrar üremeye...zaman bulamadan avlandı ve bitti.Bize bahşedilmiş hayat döngüsünü tahrip ettik.Balık 5 insandan birinin besin kaynağı.Kaynakların kıt olduğunu unuttuk.Çöl topraklarında 500 milyon insan yaşıyor.
Avrupa'nın toplam nüfusundan fazla.Onlar suyun değerini biliyorlar.Suyu tutumlu kullanmayı da biliyorlar.Hayatları fosil suyu kuyularına bağlı.Fosil suyu, 25 bin yıl önce çöllere yağmur yağdığında toplanmış.Fosil suyu, çöldekilere yiyecek sağlayacak kadar...mahsulü mümkün kılıyor.Bu dairesel şekil, merkezi bir mil çevresinde sulama yapan...borulardan kaynaklanıyor.Ama ödenecek bedel ağır.Fosil suyu yenilenen bir kaynak değil.Suudi Arabistan'da çölde tarım hayali bitti.Açık renk noktalar, terk edilmiş tarlalar.Sulama ekipmanları hala orada.Suyu pompalayacak enerji de.Ama fosil suyu rezervleri vahim bir şekilde azaldı.İsrail çölü verimli bir toprağa çevirdi.
Seralar artık damla damla sulanıyor ama su tüketimi...İhracat nedeniyle artıyor.
Haşmetli Ürdün nehri artık bir dere.

Suyu dünyanın dört bir yanındaki sebze ve meyve reyonlarına akıtıldı.Ürdün yalnız değil, dünyanın her yerinde büyük nehirlerin...onda biri denize ulaşıyor.Ürdün'deki su azalınca da, Ölü Deniz'in seviyei her yıl...1 metre daha düşüyor.Hindistan gelecek yüzyılda en fazla susuzluk riski...taşıyan ülkelerden bir tanesi.Muazzam sulama sistemleri, artan nüfusu besledi.Son elli yılda, 21 milyon kuyu kazıldı.Ama artık daha derinlere inmek Zorundalar.Batı Hindistan'da kuyuların %30'u terk edildi.Yer altı pınarları kuruyor.
Kocaman rezervuarlar pınarları beslemek için...muson yağmurlarını toplarlar.
Kurak mevsimde köylüler, buraları elleriyle kazıyorlar.

Binlerce km. Ötede ise günde kişi başına 800 ila 1000 lt su tüketiliyor.Las Vegas çölde kuruldu.Burada milyonlar yaşıyor. Her ay yenileri geliyor.Las Vegas'ta yaşayanlar dünyada en çok su tüketenler arasında.Palm Springs, tropikal bitki örtüsü ve şık...
...golf sahalarıyla bir başka çöl şehri.Bu serap daha ne kadar sürebilir?
Dünya bunu artık kaldıramıyor.Bu şehirlere su sağlayan Kolorado, artık denize ulaşamayanlardan biri.Yolu üzerinde kendinden beslenen göller kuruyorlar.

Su sıkıntısı 2025'e kadar 2 milyar kişiyi etkileyecek.Sulak alanlar, dünyanın %6'sı.
Ilık suların altında bitkilerle mikro organizmaların sabırla suyu...
...süzdükleri ve kirliliği sindirdikleri verimli bir fabrika yatıyor.
Suyun yenilenmesi ve temizlenmesi için vazgeçilmezler.

Suyun akışını ayarlayan süngerler.Yağmur mevsiminde emiyorlar, kurak mevsimde bırakıyorlar.Ya hayvanları otlatmak ya da tarım veya inşaat amacıyla kuruttuk onları.
Dünya bataklıklarının yarısı boşaldı.Ne zenginliklerini biliyoruz, ne de oynadıkları rolü.Yaşayan her şey birbirine bağlı.Su, hava, toprak, ağaçlar.Dünyanın sihri gözlerimizin önünde.Ağaçlar yersularını atmosfere salarlar.Sağanak yağmurların etkisini azaltırlar.Ormanlar hayat için gerekli nemi sağlarlar.Atmosferdeki karbonun fazlasını tutarlar.Hayatımızın bağlı olduğu iklimsel denge için köşe taşlarıdır.

Büyük ormanlardaki ağaçlar, biyolojik çeşitliliğin dörtte üçü için habitat oluştururlar.
Bize şifa veren şeyleri sağlarlar.Bitkilerde gizli maddeleri vücutlarımız tanır.
Hücrelerimiz aynı dili konuşur.Hepimiz aynı ailedeniz.Ama 40 yıl içinde, en büyük yağmur ormanı Amazon %20 azaldı.Ormanlar ya sığır çiftliği ya da soya tarlası oldular.
Soya'nın %95'i Avrupa ve Asya'daki sığırları ve kanatlıları beslemek için kullanıldı.
Böylece orman, ete dönüşmüş oldu.Dünyanın 4. Büyük adası Borneo, 20 yıl önce uçsuz bucaksız ormanlarla kaplıydı.Orman kesme bu hızla sürerse, on yıl içinde tamamen yok olacak.Yaşayan şeyler suya, havaya, toprağa ve güneşe bağlıdır.Dünyanın en büyük biyolojik çeşitlilik deposu Borneo'da bu bağ koparıldı.Bu facianın nedeni, Borneo'da palmiye yağı üretme kararıydı.Palmiye yağı sadece giderek büyüyen kozmetik ve...
...gıda ihtiyaçlarımız için kullanılmıyor.Deterjan da yapılıyor, alternatif yakıtlarda da kullanılıyor.Ormanın çeşitliği tek bir türe feda edildi.Yerli halk için iş sağlıyor.
Tarımsal endüstri bu işte.Bir başka örnek de okaliptüs.Okaliptüsten kağıt posası yapılıyor.Kağıda olan talep elli yılda beşe katlandı.Plantasyon sayısı da arttı.
Ama bu okaliptüs ormanları, gerçek ormanların yerini tutmuyor.Okaliptüslerin altında hiçbir şey bitmiyor.Çünkü yaprakları birçok bitki için zehirli.Hızlı büyüyor ama su rezervlerini tüketiyor.Soya, palmiye, okaliptüs.Ağaç kesme, fuzuli olan her şeyin üretimi için gerekli.Ama bazı yerlerde de ağaç kesmek yaşamak için son çare.
2 milyar kişi, hala odun kömürüne bağımlı.Haiti'de odun kömürü, halkın temel ihtiyaç maddesi.
Karaiblerin incisi Haiti, halkını dış yardımsız besleyemiyor.Tepelerde ormanların %2'si kaldı.Çıplak tepelerde toprağı tutacak bir şey yok.ErOzyon toprağı denize taşıdı.
Geriye tarım için uygun olmayan toprak kaldı.Madagaskar'da hasar onarılamıyor.
Tepelerde yüzlerce metrelik boşluklar var.İnce ve kırılgan toprak canlılardan oluşur.
Erozyon binlerce yılda oluşan humusu yok ediyor.

Paskalya Adası'nın tarihi, bizi düşündürür belki.Adanın yerli halkı olan Rapanui'ler...
...bütün kaynakları tüketirler.Hayatta kalamazlar.Burada dünyanın en uzun palmiyeleri vardı.Yok oldular.Rapanuiler onları kesip kereste yaptılar.Ardından yaygın erozyon oluştu.Rapanuiler balığa çıkamaz oldular.Kano yapmak için ağaç kalmamıştı.
Pasifiğin en parlak uygarlığıydı onlarınki.Becerikli çiftçiler, heykeltıraşlar ve çok özel denizcilerdi onlar.

Nüfus aşırı arttı, kaynaklar tükendi.Öyküleri sosyal huzursuzluk, isyan ve kıtlıkla bitti.Bu afetlerden pek azı kurtuldu.Paskalya adasının gizemi, garip heykellerin oraya nasıl gittiği değil.Bunu biliyoruz.Gizem, Rapanuilerin zamana neden karşı koyamadıkları.
Anlatılanlar, birkaç teoriden ibaret.Ama bugün bizim başımıza gelenlerden hiç farkı yok.
1950'den bu yana dünya nüfusu neredeyse üçe katlandı.Değişim, son 200,000 yıllık Tarihimizde görülmemiş derecede kökten.Nijerya Afrika'nın en büyük petrol ihracatçısı.
Yine de nüfusun %70'i yoksulluk sınırının altında.Varlık yanıbaşlarında.Ama yaşayanların ulaşmalarına izin yok.Bu, tüm dünya için de geçerli.

Dünya yoksullarının yarısı, kaynak bakımından zengin ülkelerde yaşıyorlar.Gelişimin sürecemiz, vaad ettiklerini yerine getirmiş değil.Elli yılda zengin ve yoksul arasındaki uçurum iyice derinleşti.Dünya servetinin yarısı nüfusun %2'sinin elinde.Bu eşitsizliği yok etmek mümkün mü? Eşitsizlik, nüfus hareketlerinin de nedeni.Lagos'un nüfusu 1960'ta 700,000 idi.2025'de 16 milyon olacak.

Lagos dünyanın en hızlı büyüyen megapollerinden biri.Gelenler topraklarını terk etmek zorunda kalan çiftçiler.Bu radikal kentsel büyümenin itkisi hayatta kalma isteği.
Her hafta 1 milyon kişi şehirlere göç ediyor.Her 6 kişiden 1'i sağlıksız ve aşırı kalabalık çevrelerde su kanalizasyon, elektrik gibi günlük gereksinimlerden yoksun yaşıyor.Açlık bir kez daha yayılıyor.Yaklaşık 1 milyar kişi etkileniyor.Yoksullar dişleri ve tırnaklarıyla çabalıyor.

Biz ise kaynakları kazıp duruyoruz.İnsan eli değmemiş, kullanılması çok zor uzak topraklara kadar uzandık.Ama model hiç değişmiyor.Petrol mü bitiyor?
Kanada'nın ziftli kumlarından çıkarırız.Kamyonlar binlerce ton kum taşıyor.
Bu işlemler milyonlarca metre küp su gerektiriyor.Harcanan enerji muazzam!

Kirlilik ise kıyametsel boyutta.En acil öncelik, gün ışığının cebini boşaltmak.
Petrol tankerlerimiz büyüyor.Enerji gereksinimimiz artıyor.Büyümeyi hep daha fazlasını isteyen bir fırını beslercesine sürdürüyoruz.Ama mesele karbon Çok yakında karbon atmosferi fırına çevirecek ve doğanın binlerce yıldır topladığı karbon geri salınacak.
Atmosfer ısınıyor.Bu görüntü birkaç yıl önce akla bile gelmezdi.

Ulaşım, sanayi, ağaçsızlaşma, tarım...
Yaptığımız her şey devasa miktarda karbon dioksit salıyor.Farkına bile varmadan, molekül molekül iklimsel dengeyi bozduk.Herkesin gözü kutuplarda.Küresel ısınmanın etkileri en çok burada görünüyor.Hızlı, çok hızlı oluyor.Amerika, Asya ve Avrupa'nın kutuplar üstündeki geçişleri açılıyor.Arktik buz kapağı eriyor.

Küresel ısınma nedeniyle 40 yıl öncesine göre % 40 daha ince.Yüzeyi her yıl daha da küçülüyor.2030'dan önce yok olabilir.Kimileri 2015 diyorlar.Eskiden buzun yüzeyinden yansıyan güneş ışınları artık suya yayılıyor.Isınma süreci hızlandı.Bu buzlarda gezegenimizin arşivi saklı.Karbon dioksit hiç bu kadar yoğun olmamış.İnsanlık böyle bir atmosferde hiç yaşamamış.

Kaynakların aşırı sömürüsü, bütün türlerin hayatını tehdit ediyor mu?
2050'de türlerin 4/1'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Kutuplarda denge zaten bozuldu.Kuzey kutbu çevresinde buz kapağı 30 yılda %30 yüzey kaybetti.Grönland hızla ısınırken, kıtadaki tatlı sular okyanusların tuzlu sularına karışıyor.Grönland'dın buzu, gezegenin suyunun %20'sini içeriyor.Eğer erirse, denizler 7 m. Kadar yükselecek.
Burada sanayi yok.Grönland'ın buzu, dünyanın her yerinden salınan sera gazlarının çilesini çekiyor.

Eko sistemimizin sınırları yok.
Yaptığımız her şey bütün dünyayı etkiliyor.Atmosferimiz bölünmez bir bütün.
Hepimizin paylaştığı bir değer.Grönland'da göller oluşuyor.Buz örtüsü en kötümserlerin bile 10 yıl önce öngörmediği kadar hızlı eriyor.Buzdan beslenen nehirler, birbirleriyle birleşip yüzeyi kırıyorlar.

Suyun derinliklerde donacağı sanılıyordu.Ama tersine buzun altından akıyor.
Buzları denizde taşıyarak, buzdağlarını kırıyor.Grönland'ın tatlı suları okyanusun tuzlu suyuna karışırken her yerde alçak araziler tehlikede.Deniz seviyesi yükseliyor.
Isındıkça artan su miktarı, 20.yy'da 20 cm.'lik yükselişe neden oldu.Hiçbir şeyin istikrarı kalmadı.Su ısısındaki en küçük değişikliğe hassas mercan riflerinin...
...%30'u yok oldu.Türler zincirinin en temel halkası onlar.

Atmosferde rüzgar akımları yön değiştiriyor.
Yağmur döngüleri değişiyor, iklimsel coğrafya farklılaşıyor.Deniz seviyesinde yaşayanlar en ön sıradalar.Kaygıları giderek artıyor.Bazıları uygun topraklar aramaya başladılar.

Deniz seviyesi daha da yükselirse, dünyanın en kalabalık şehri Tokyo gibi şehirler ne yapacak?
Bilim insanları her yıl seslerini daha da yükseltiyorlar.Dünya nüfusunun %70'i kıyılarda yaşıyor.En büyük 15 şehrin 11'i kıyıda.Deniz yükseldikçe, tuz tatlı suya karışacak.
Bu şehirlerin içme suları bozulacak.Göç fenomeni kaçınılmaz, sadece ölçeği belirsiz.
Klimanjaro dağı tanınmaz halde.Buzullarının %80'i yok oldu.Yazları nehirler akmıyor artık.Yerli halk susuzluktan muzdarip.Himalayalarda bile, sonsuz sanılan kar ve buzullar eriyor.Bu buzullar su döngüsünde temel bir rol oynuyorlar.Musonların bıraktığı suyu buz olarak tutuyor kar eridiğinde de bırakıyorlar.Himalaya buzulları Asya nehirlerinin kaynağı.İndüs, Gang, Mekong, Yangtze Kiang.2 milyar insan onlardan yararlanıyor.
Bengaldeş'te olduğu gibi.Ganj ve Brahmaputra deltasındaki Bengaldeş iki fenomenden de doğrudan etkileniyor.

Burası dünyanın en kalabalık ve en yoksul ülkelerinden biri.Küresel ısınma vurdu bile çoktan.Seller ve tayfunlar 3/1'ni yok edebilir.Buna maruz kalan halklar, eninde sonunda göç edecekler.Zengin ülkeler de kurtulamayacak.Kuraklık dünyanın her yerinde mevcut.
Avustralya'nın yarısı etkilendi bile.12,000 yıldır bizi geliştiren iklimsel dengeyi bozma sürecine girdik.Her yıl daha çok orman yangını şehirlere saldırıyor.

Küresel ısınmayı hızlandırıyorlar.Ağaçlar yanarken karbon dioksit salıyor.
İklimi kontrol eden sistem vahim bir şekilde bozuluyor.Dayandığı unsurlar zaten bozuldu.
İklim değişikliklerinin saati burası için de hızlandı.Sibirya'da ve başka yerlerde hava o kadar soğuk ki, zemin hep donuk.Buna permafrost deniyor.Altında iklimsel bir saatli bomba var.Metan. Karbon dioksitten 20 kat güçlü bir sera gazı.Permafrost erirse, metan salınımı çok büyük bir sera gazı etkisi yapacak.Hiç bilmediğimiz bir dünyada olacağız.

İnsanlığın önünde her şeyi geri çevirmek için on yıl kaldı sadece.Yoksa hiç tanımadığımız bir dünyada yaşayacağız.Kontrol edemediğimiz bir fenomen yarattık.
Köklerimiz birbirine mahrem bağlarla bağlıydı.Bu bağları koparttık.Gerçeklerle yüzleşelim. Bildiğimiz şeye inanalım.Az önce gördüklerimiz insan elinden çıktı. Dünyayı biz biçimlendirdik.Değişmek için çok az zamanımız kaldı.
Tek başına yaptıklarımızı hesaba katmazsak...

bu yüzyıl 9 milyar insanın çilesini nasıl çeker?
Dünya nüfusunun %20'si kaynakların %80'ini tüketiyor.Dünya, gelişmekte olan ülkelere ettiği yardımın oniki katını silahlara harcıyor.Günde 5000 kişi kirli içme suyundan ölüyor.1 milyar insanın temiz içme suyu yok.Yaklaşık 1 milyar kişi aç kalacak.

Dünyada yapılan tahıl ticaretinin %50'den fazlası hayvan yemi ve biyo yakıt olarak kullanılıyor.Ekilebilir toprakların %40'ı uzun süreli hasardan muzdarip.Her yıl 13 milyon hektar orman yok oluyor.4 memeliden 1'i, 8 kuştan 1'i, 3 amfibiden 1'i...
...yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Türler doğal orandan 1,000 kat hızlı bir ritmle ölüyorlar.Balıkçılık bu hızla giderse okyanuslar 2050'de balıksız kalacak.Son 15 yılın sıcaklığı kaydedilen en üst seviyede.
Buz kapağı 40 yıl öncesine kadar %40 daha ince.2050 yılında en az 200 milyon iklim mültecisi olacak.Yaptıklarımızın bedeli yüksek.Payı olmayanlar da bedel ödüyorlar.
Çöllerde şehir kadar büyük mülteci kampları gördüm.

Yarın kaç kadın, erkek, çocuk yol kenarında kalacak?
Biz hep dayanışma zincirlerini kıracak İnsanları ayıracak, başkalarının sefaleti pahasına ...kendi mutluluğumuzu koruyacak duvarlar mı yapacağız?
Karamsar olmak için çok geç.Tek bir insanın bile bütün duvarları yıkabileceğini biliyorum.Karamsar olmak için çok geç.Dünyada 5 çocuktan 4'ü okula gidiyor.
Eğitim hiç bu kadar yaygın olmamıştı.Zengin yoksul, herkes katkı yapabilir.
Lesoto dünyanın en yoksul ülkelerinden biri ama eğitime en fazla yatırım burada yapılıyor.Katar dünyanın en zengin ülkelerinden biri en iyi üniversitelere kapısını açtı.
Kültür, eğitim, araştırma ve buluş tükenmeyecek kaynaklar.

Acı çekenler için uğraşan sivil toplum örgütleri dayanışmanın bencillikten daha güçlü olduğunu gösteriyor.Bengaldeş'dte biri sadece yoksullara borç veren banka kurdu.
30 yılda 150 milyon insanın hayatını değiştirdi.Antartika kimsenin değil.
Kaynakları muazzam. Barışa ve bilime adandı.49 devletin anlaşmasıyla hepimizin paylaştığı bir hazine oldu.Karamsar olmak için çok geç.

Hükümetler dünyanın bölgesel sularının %2'sini koruyacaklar.Çok değil belki ama on yıl öncesinin iki katı.Milli parklar kıtaların %13'ünü kaplıyor.İnsanlığa türlerin, toprağın ve doğanın korunması için alan yaratıyorlar.İnsan doğa uyumu artık bir istisna değil kural olmalı.ABD'de New York durumu idrak etti.

Bu ormanlar ve göller, şehrin içme suyunu karşılıyorlar.G. Kore'de savaşta yok olan ormanlar, ağaçlandırma programı sayesinde ülkenin %65'ini kapladı.Kağıdın %75'i geri kazanılıyor.Kosta Rika seçimini yaptı. Artık ordusu yok.Kaynaklarını eğitime, eko turizme ve orman korumaya harcıyor.Gabon dünyanın en büyük odun üreticisi.Hektar başına tek ağaç kesiyorlar.Ormanlar ülkenin en önemli ekonomik kaynağı.Ama yeniden üremek için zamanları var.Sürdürülebilir orman yönetimi mecburi kılınmalı.

Adalet hem üreticiler hem de tüketiciler için olmalı.Adil bir ticarette herkes kazanır.
Ellerinden başka bir şeyi olmayanlarla ürünlerini makinelerle biçenler arasında adalet ve eşitlik nasıl sağlanacak?

Sorumluluk sahibi tüketiciler olalım.Satın alırken düşünelim.Karamsar olmak için çok geç.
İnsan ölçeğinde tarım gördüm ben.Et üretimi insanın yiyeceğini çalmasa bütün gezegen beslenebilir.

Yakaladıklarına dikkat eden balıkçılar gördüm.Okyanusların zenginliğini koruyan.
Kendi enerjisini üreten evler gördüm.Almanya Freiburg'da 5000 kişi dünyanın ilk çevreye ost mahallesinde yaşıyor.Projeye başka şehirler de ortak oldu.Mumbai katılan bininci şehir.Yeni Zelanda, İzlanda, Avusturya, İsveç hükümetleri ve başka bazı ülkeler yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesini öncelik olarak aldılar.

Enerjinin %80'i fosil enerjisi, biliyorum.Sadece Çin'de haftada iki yeni kömür santralı yapılıyor.Ama Danimarka'da karbonu havaya değil de toprağa veren kömür santrali de gördüm.Gelecek için çözüm olabilir mi?Henüz kimse bilmiyor.

İzlanda'da yerin ısısıyla çalışan santral de gördüm: Jeotermal enerji.
Dalga enerjisini emerek elektrik üreten deniz yılanı da gördüm.
Danimarka'da elektriğin %20'sini üreten rüzgar çiftlikleri gördüm.
ABD, Çin, Hindistan, Almanya ve İspanya yenilebilir enerjiye yatırım yapıyorlar.2,5 milyon kişiye istihdam sağladılar.

Dünyada rüzgarın esmediği tek bir köşe var mı?
Güneşte kavrulan çöl uzantıları gördüm.Dünyada her şey birbirine bağlı.
Dünya da güneşe bağlı. İlk enerji kaynağı o.İnsanlar santrallerle onun enerjisini alamazlar mı?Güneş 60 dakikada, bir yılda kullandığımız enerjiyi veriyor.
Dünya var olduğu sürece tükenmeyecek.

Dünyayı delmeyi bırakıp, başımızı göğe çevirelim yeter.
Güneşi ekip biçmeyi öğrensek yeter.Bunların hepsi birer örnek. Ama yeni bir uyanışa tanıklık ediyorlar.Değişim, zeka ve paylaşım üzerine kurulu yepyeni bir maceranın ilk işaretleri.Artık bir araya gelme vakti.Neyin gittiği değil önemli olan.Neyin kaldığı.

Hala eski ormanların yarısına, binlerce nehire, göle ve binlerce canlı türüne sahibiz.
Çözümün, bugün de var olduğunu biliyoruz.Gereken değişimi yapacak güce sahibiz.
Daha ne bekliyoruz?Bundan sonra olacakları yazmak bize bağlı. Hep birlikte.

Güney Afrika Alaska Suudi Arabistan Antartika Arjantin Arktik Avustralya Bangladeş Botswana Brezilya Kanada Şili Haiti Danimarka Çin Güney Kore Birleşik Arap Emirlikleri Kosta Rika İspanya Fransa Gabon Yunanistan Grönland Mauritius ominik Cumhuriyeti Hindistan Endonezya İzlanda İsrail Japonya Ürdün Kazakistan Kenya Madagaskar Maldivler Fas Mali Mauritania Cebelitarık Nepal Nijerya
Norveç Yeni Zelanda Hollanda Katar Rusya Çad Sibirya Swaziland Senegal Tayland Tanzanya Ukrayna ABD Burkina Faso

KAYNAK:iNTERNET