YUNUS EMRE VE TÜRKÇE AŞKI 1. Bölüm Hazırlayan Araştırmacı Yazar Melek Sevil İrengü
A- Türk
dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre’nin ölümünün 700’üncü yılı
vesilesiyle, 2021 yılının “Yunus Emre ve Türkçe
Yılı, Ayrıca
‘Hacı Bektaş Veli nin 750.yılı , debbâğ esnafının pîri Ahi Evran ve 100.Yılında olduğumuz İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy Yılı” olarak
kutlanması, UNESCO tarafından ilan edilmiş, tüm dünyada kutlandığı gibi, kültürel
alanımızda kutlanması gündeme gelmiştir.
Türk Tarihi-
Medeniyeti- Kültürü ve Kültür- Edebiyat Dili Türkçe, bakımından anlamlı bu anma
etkinlikleri, toplumda kültürel farkındalığı geliştirecek bir fırsat olarak
değerlendirilmiştir-
Bu amaçdan yola çıkarak, derledlklerimin özü şüyle, Türk Adı Türçemizin Ataları Uygarlığımızı besleyen ve Türk Medeniyetinin aldığı yolu belgeleyen kültür kaynaklarını konuşacağız.
Kavim ve
topluluk da diyebileceğimiz uluslar, önce millet, daha sonra medeniyet ve uygarlık
seviyesine ulaşmalarında, abide şahsiyetlerden bahsedilir. Medeniyetler ve uygarlıklar sanatçı, bilim insanı, fikir insanı veya din
adamı olan bu önder
kişilerle övünür ve gelişmişliklerini bu değerlere bağlarlar. Bu abide şahsiyetler, millî hasletlerinin yanında, evrensel değerlere de
sahiptirler.
Türk
milletini, olgunlaştırma ve yüksek medeniyetlere ulaştırma mücadelesinde kültür
paratonerleri konumundaki “aydınlar”, bu
mücadelenin en önde gelenleri olmuşlardır. Aydın olan abide şahsiyetlerin çoğu hem peygamber soluğunun
taşıyıcıları, hem de ilmin
temsilcileri olan şahsiyetlerdir. Medeniyet onlarla durulmuş ve onlarla huzura kavuşmuştur. Bu yüzden etkileri ömürleri ile sınırlı
kalmamış, asırlar ötesine
taşmıştır--------
Yüce Türk milleti olarak hep birlikte tarihte eşsiz isim bırakmayı başaran büyüklerimizi saygıyla anıyoruz.-------------
B- TÜRK KÜLTÜRÜ
Kültür, bir
toplumu diğer toplumlardan farklı kılan,
geçmişten beri değişerek devam eden, kendine
özgü, sanatı, inançları, örf ve adetleri, anlayış ve davranışları ile onun
kimliğini oluşturan yaşayış ve düşünüş tarzıdır.
Topluma bir
kimlik kazandıran, dayanışma ve birlik duygusu verdiği toplumda, düzeni de sağlayan maddi ve manevi değerlerin bütünüdür kültür.
-----Türk kültürü de Türk milletinin
hayat tarzını ifade der. Tarihi süreç
içerisinde farklı medeniyetlerle buluşan Türk kültürü, insanlık tarihinin en
zengin kültürlerinden biri haline gelmiştir.
Türk kültür ve medeniyeti, Türklerin
devlet kurduğu coğrafyanın etkisi ile “Bozkır Kültürü” olarak adlandırılmaktadır.Türk kültürünün kadim
katmanları, geleneksel toplumsal bilinçleri sayesinde günümüze kadar
korunmuştur.
----C - TÜRK GÜÇLÜ, KUVVETLİ
Yerli ve
yabancı kaynaklarda, genel olarak Türk demek, güçlü, kuvvetli manasında kabul
edilir.
Bilinen ilk
Türk kimdir? Dersek,
Mustafa Kemal ATATÜRK 1922′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Türklerin kökeni hakkında şöyle der: Efendiler,
Bu insanlık
dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti
vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında, tarih alanında da bir
derinliği vardır.
Türk
milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh
Aleyhisselam’ın oğlu Yâfes’in oğlu olan kişidir.”
-------
Türklerin
atalarının MÖ 2500 ile MÖ 1700 yılları arasındaki AFANASİYEVO kültürü ile
başlayan ve MÖ 1700 ile MÖ 1200 yılları arasındaki ANDRONOVO kültürü ile devam
ettiğini savunulur ve Tarihi MÖ 2500’lü yıllara kadar götürülen Türk milletinin
kuşkusuz büyük bir dili Yeryüzüne medeniyeti yaymış olan
Türkler, gerek sözlü gerek yazılı olmak kaydı ile dikkate değer dil ve edebiyat
ürünleri ortaya koymuşlardır.
Ç- TÜRKÇE
Türk dilinin
köklü bir temeli olmasının yanında, Türkçenin çok geniş bir yayılma sahası
vardır. Bugün Türkçe denilince sadece Türkiye Türkçesi anlaşılmamalıdır. Türkistan
bozkırlarından, kuzeye, güneye ve batıya doğru
büyük bir hızla yol alan Türk Dilinin önemi ve mahiyeti araştırmalarla zaman
içerisinde daha iyi anlaşılmaktadır.
Türk Yazı
Dilinin Tarihî gelişimi içerisinde,
Karahanlı Türkçesi’nden sonra Batı Türkçesi teşekkül etmeye
başlamıştır. Batı Türkçesi’nin ilk dönemini Eski Türkiye
Türkçesi’dir.. Türkistan’dan Anadolu’ya gelen Türklerin büyük çoğunluğunu
Oğuzlar oluşturduğu için, bu devir Türkçesi’ne OğuzTürkçesi denmiştir
------------
Karahanlılar
döneminin ilk eseri Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig’dir. Kaşgârlı Mahmud’un meşhur eseri Divanü Lugati’t Türk,,Divan-ı Hikmet,
Atabetü’l-Hakayık takip eden eserlerdir.
Anadolu’da
yetişen bazı şairler Türk dilini âdeta diriltmişlerdir. Âşık Paşa, Ahmed Fakih,
Sultan Veled, Hoca Dehhâni, Mevlânâ,
Şeyyad Hamza bunlardan bazılarıdır.
Bu dönem
mutasavvıf şairleri içinde Sevgi, barış
ve hoşgörünün evrensel sesi unus Emre’nin ayrı bir yeri vardır.
-----
Yunus’un
elinde Anadolu Türkçesi yüksek bir ifade gücü kazanmıştır. Dünya insanlığının
büyük gönlü Yunus Emre, Türkçeyi bir aşk
ve irfan dili hâline getiren, derinlik ve incelik veren, Türk kültür tarihinde
çok önemli bir şahsiyettir. Çünkü, Yunus Emre, tarihte kendini aşan bütün
bilgeler gibi zihinlerde, gönüllerde ve Anadilimiz Türkçede yeniliklere imza
atmıştır.
-----
13. yy da
Anadolu da Türk dilini pürüzsüz bir şekilde kullanan Yunus Emre, herkesin kolay kolay
anlayamayacağı Arapça veya Farsça dinî
terimleri,çok güzel anlaşılır Türkçe karşılıklarıyla dile getirmiştir..
Mutasavvıf
bir şair Yunus Emre Çağdaş ve Tarihi
Türkiye Türkçesi için son derece önemli olan,
Tasavvuf Edebiyatı alanında kendi
adıyla anılan bir üslup ve okulun kurucu
şahsiyetlerinden biridir.
D- YUNUS EMRE’NİN
HAYATI --------
Eskişehir’in
bir ilçesi olan Mihalıçcık’ın Sarıköy mahallesinde doğup büyümüş ve gençliğini
bu beldede geçirmiştir.
Ankara’nın
ilçelerinden Nallıhan’ın Emrem Sultan mahallesinde yaşayan devrinin önemli
mürşitlerinden Tapduk Emre’ye bağlandıktan sonra, kırk seneden fazla, bu
beldede yaşamış,şeyhi Tapduk’un kızıyla evlenmiş ve bir oğlu, bir kızı
olmuştur.
Tasavvuf
yolunda kılavuzluk eden yetiştiriciye, olgunluğa ulaştıran anlamında mürşit
denilmektedir. Mürşide teslim olup, onun yaşadığı hakikati yaşamayı
dileyen, yetişmek
isteyen kişiye de mürit denilmektedir. Mürşidin kendisinin kılavuzluk
yapabilmesi, kendisine teslim olan kişiyi olgunluğa yöneltebilmesi için, önce kendisinin bunu yaşıyor olması gerektiği temel alınmıştır.
Deneyimlememiş
bir kişiden mürşit değil en fazla yoldaş olabilir ki ona kardeş ya da refakat eden demek daha
sağlıklı olacaktır. Yunus Emre’deki mürşit-mürit ilişkisi, hem bu kılavuzluk işlevini hem de tüm bu
süreçlerinin gönüllü olarak yapılmasını sağlayan bir aşk halini kapsar
Yunus Emre
Hayatı ileünlü mutasavvıf
şairin Hacı Bektaşi Veli dergahında bulunduğu bilinmektedir. Ancak onu asıl Yunus Emre yapan dergah hocası Tapduk Emre’nin dergahıdır………..
40 yıl Manevî
terbiyesi tamamlandıktan sonra tekrar
yetişmiş olduğu Sarıköy’e dönmüştür…… Devam
ediyor…
YUNUS EMRE VE TÜRKÇE AŞKI 2. Bölüm Hazırlayan Araştırmacı Yazar Melek
Sevil İrengü
Yunus’un
yaşadığı I3. yüzyıl Anadolu’suna
baktığımız zaman,
Anadolu üç büyük tehlikeyle karşı karşıya geldi. Bunlardan ilki Batı’dan gelen Haçlı saldırıları
ikincisi Doğu’dan gelen Moğol akınların Anadolu’yu yakıp yıkması, Anadolu’daki otorite boşluğu etkileri,üçüncüsü
ise BABAİLER isyanıdır. Bu üç olay,
Anadolu’yu
tam bir felaketler yurdu haline çevirdi. Savaşlar, isyanlar, iç kargaşalıklar,
açlık, kıtlık gibi olaylar karşısında Anadolu insanı tam anlamıyla bir kaos
ortamında halkı çaresiz bırakmıştı.
İşte böylesi
bir zamanda Anadolu bozkırından Yunus Emre’nin sevgi, barış ve hoşgörüyü
dillendiren evrensel sesi yükseldi.
Ben gelmedüm da’vîyiçün Benüm işüm seviyiçün
Dostun evi gönüllerdür Gönüller yapmaga geldüm.
Bu sıralarda
Türkistan coğrafyasından Rum iline gelen Horasan erenleri, halkı birlik ve
dirliğe çağırmışlardır.
Bilimi
önceleyen din anlayışının temsilcisi olan ] 2. yüzyıl Türk düşünürü, Alim Ahmed
Yesevî,
Türklerin medeniyet ve uygarlık seviyesine en fazla rolü olan abide
şahsiyetlerdendir.
İlim ve din anlayışı, âlimliği, irşat metodu ve eseri Divan-ı Hikmet
sayesinde İslamiyet’in yayılmasında çok etkili olmuştur.
Orta Asya ve daha sonra Anadolu’nun siyasi
ve sosyal bütünleşmesinde söz
sahibi olması da onu ölümsüzleştirmiştir.
Hoca Ahmed-i
Yesevî’nin başlattığı bu çığırın Anadolu’daki büyük temsilcilerinden birisi de
Yunus Emre’dir. Yunus Emre,
Türkistan’da Ahmed Yesevi ile başlayan hikmet geleneğini Anadolu’da
ilahileriyle devam ettirmiş, arkasından gelen iki binden fazla eli kalemli,
dili kelamlı mutasavvıf şairin de başını çekmiştir.
----------
Anadolu’muz
bu duygu ve seslerle, dirildi, derlenip toparlandı. Birlik
ve dirliğine yeniden kavuştu.
Osmanlı sadece gaza erlerinin gayretleriyle
değil onlarla birlikte Yunus Emre gibi gönül erlerinin çabalarıyla sadece
cihangir bir devletin değili, Osmanlı kültür ve medeniyetin adı oldu.
------
Yunus Emre
Türkmen saflığıyla o devrin meseleleri karşısında halkın moral bozukluğu
halini, umumî olarak sıkıntıdan bertaraf etmek için, güler yüzü, tatlı diliyle,
onları birliğe ve güçlü olmaya davet etmişti.
Davasını daha
rahat anlatabilmesinin kolaylığında, şiirlerinde saf Anadolu Türkçesini, bütün
sıcaklığıyla yansıtmıştı.
E- TÜRKLERİN
İSLAMİYETİ KABULÜ
Türkler 8. Yy
dan itibaren İslam dinine girmeye başlamışlardır. Türklerin İslamiyeti kabulü
kısa sürede tamamlanmamıştır. Orta
Asya’dan Maveraünnehir ve Horasan’a inen Türkler ,burada Müslüman
Araplarla karşılaşarak peyderpey İslamlaşmaya başladılar
İslamiyeti
kabul eden ilk Türk topluluğu Karluklulardır. Bir kısım Hazarlar da pek önceden Müslüman
olmuşlardı,
Karahanlı
hükümdarı Satuk Buğra Han zamanında gerçekleşen bu durum, Türk Dil ve
Edebiyatında şekil ve içerik açısından da kayda değer değişme ve gelişmelere
yol açmıştır.
----------------- F-
TASAVVUF ANLAYIŞININ ÖNDERLERİ
Türkistan
coğrafyasında Hoca Ahmet Yesevi, Tapduk Emre, Yunus Emre ve Mevlana Celaleddin
Rumi gibi isimler Anadolu coğrafyasında , “derviş” olarak adlandırılan önderler
ve tasavvuf anlayışı, İslamiyet’in yayılmasında önemli bir rol oynamıştır.
İslam dininin
hakikatini derinden kavrayıp yaşamış olan bu büyük gönül, ilahilerinde Hak
Aşkının verdiği coşkuyla, bütün insanlığı sevgiye, kardeşliğe, merhamet ve
şefkate, birliğe, eşyanın gerçeğine davet etmiş, onlara, insan olmanın, kendini bilmenin, Hakk’a ulaşmanın yollarını anlatmıştır…
“Dinî-Tasavvufî
Türk Halk Edebiyatı” nın kurucusu ve ölümsüz simasıMutasavvıf Yunus
Emre’nin Türk Dili ve Edebiyatında
önemli bir yeri olmuştur.
Büyük fikirleri sade bir dil ile anlatan dizeleri, Osmanlı şiirinin
öncüsüdür.
Türkçe yi ustalıkla arı-duru kullanarak, Türkçe Din ve Tasavvuf
Terminolojisi nin yolunu açmıştır.
Türk Dili İle İslam Dininin ve Tasavvufun inceliklerini, rahat
anlaşılabilir şekilde ifade etmeyi başarmıştır. Anadolu Türkçesine bir hayli
emekle yön vermiştir
Yunus Emre
dendiğinde akla, eşsiz bir insan sevgisi ve bu sevgiyi anlattığı eşsiz
güzellikteki Sevinç, hüzün, özlem, sevgi gibi duyguları coşkulu bir şekilde
ifade eden lirik şiirleri akla gelir.
Türk İslâm
mutasavvıfı Yunus Emre, “ Nefsi Terbiye” Yoldaşıdır.13. ve 14. asır Hacı Bektaş-ı Velî, Ahî Evran, Seyyid Mahmud Hayrânî
gibi büyük Türk İslâm bilgeleriyle aynı asırda yaşamış ve ortak yanları,
İnsan Sevgisi
Ve Allah Aşkı, onların şiirsel ifadelerde olması,Hoş
görüye değer veriyor olmaları ve Mevlevi sanatın öncüleri omalarıdır.
-------- G YUNUS EMRE FİLOZOF MUDUR? SUFİ MİDİR?
Yunus
Emre'nin bazı bakımlardan varoluşçu
filozoflara yaklaştığı görülür. Meselâ Yunus Emre dış âlem ile iç âlemi ısrarla
birbirinden ayırır. Ona göre en yüksek
hakikat olan Tanrı, dış âlemde değil, insanın içindedir. Ebedî varlığı bulmak
için delicesine, yeri göğü arayan Mutasavvıf şâir, onu, hiç bir yerde değil, kendi içinde bulur…
----------------------
Yunus Emre
bir Pek tabii ki Yunus, bir filozof değildir. Bir felsefi sistemi yoktur; ancak
onun tefekkür ambarında nice
filozofların felsefi bir sistem inşâ edebilecekleri kadar fikir, idea (ruhsal olarak algılama), remiz
(üstü kapalı anlatma) , görüş ve bilgi malzemesi vardır.
--------------------
“İslam
Sufizmi” olarak bilinen Sufizm, Bir
‘Varoluş’ Felsefesidir. İnsanın ve içinde yer aldığı evrenin yaradılış amacını araştırır.
Sufîlik, temelinde mistisizm olan, varoluşun nedenselliğini irdeleyen; bunun
için de sürekli olgunlaşıp aydınlanması gerektiğini öngören bir yaşam
felsefesidir.
Mevlânâ’ya da
ilham veren büyük Sufîler arasında yer alan Ferideddin-i Attâr da insanın
zihinsel ve bilinçsel gelişimini anlatıp ‘ruhun mükemmelleşmesi’ni
işlediği Mantık-ut Tayr adlı yapıtında
iki ana temayı işlemiştir. Bunlar ‘TEKÂMÜL
YOLCULUĞU’ VE ‘ARAYIŞ’TIR. Ve Yunus Emre
ye geniş yer vermiştir.
Varoluş’a
sevgi duymadan Sufizmin anlaşılabilmesi
olanaksızdır Sufîler İnsanın ‘İnsan Olma’ Yolculuğunun sürekliliğine inanır.
Özetle iki
sufiyi ele alırsak,
Yunus Emre ve
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, İkisi de Müslüman dünyasında sözleri, sanatları ve
inançları ile isimlerini altın harflerle tarihe kazımışlardır.
------ H-
TEKÂMÜL YOLCULUĞU VE ‘ARAYIŞ
Hoşgörü,
adalet ve İslam adına mücadele vermiş öncü isimlerdir. Dergah kültürü ile
yetişmiş, Divan Edebiyatı yazarlarıdır. İslam’ın şairleridirler ve arayış
içindedirler. Aynı devlette Selçuklu Devletinde aynı dönemde yaşamıştırlar. Moğollara karşı büyük direnişte
bulunmuşlar ve savaş esnasında insanların maneviyat kaynağı olmuşlardır.
Yunus Emre
pek çok edebi eseriyle günümüze hala ışık tutmaktadır”
Halkı doğru
yola çağıran Yunus Emre barışın, sevginin, cömertliğin, kardeşliğin, deyim
yerindeyse insanlığın timsali olmuştur.
Bu yönü ile
Yunus’un şiirlerini okuyanlar ondan büyük zevk almışlardır. Öyle ki Yunus Emre
yedi yüz yılı aşkın bir zamandır, sadece bu topraklarda değil, evrensel anlamda
bütün dünyada sevilerek okunmaktadır.
Yunus
Emre’nin sahip olduğu ve hiçbir karşılık beklemeden sunduğu bu bilgeliğin
anlaşılması insanlığı şu an içinde
olduğu tüm çirkin davranışlar, kavga ve çekişmelerden kurtarabilecek güçtedir
Ve işte bu yüzdendir ki, paha biçilemez değer taşımaktadırlar.
Toplumumuzdaki
günümüz insanlarına ışıkları ulaşa.
YUNUS EMRE Derki,
Biz dünyadan gider olduk, kalanlara
selam olsun, Bizim
için hayır dua edenlere, selam olsun. Her
dem yeni doğarız, bizden kimse usanmasın.
Derleyen
Araştırmacı
yazar
Melek Sevil
İrengü
Kaynaklar
Akademik
Arşiv Dökümanları
Diğer yazılar
cevep.blogspot
com . Melek blogspot.com cevreciyiz2040.blogspot.com hayatadairnotlar.blogspot.com tabiatana-msi.blogspot.com/
anacocukyavrutema.blogspot.com
şiirseldyugular.blogspot.com
Tarhgelecektir.blogspot.com
tema.istanbul@gmail.com