1 Ekim 2014 Çarşamba

Yeşilden Uzaklaşmak Yaşamdan Uzaklaşmaktır

Yeşilden Uzaklaşmak Yaşamdan Uzaklaşmaktır 2009

Küresel iklim değişikliği ve kuraklık sorununun evren ölçeğinde ve ülkemiz özelinde yoğunlukla yaşandığı bir dönemde, toprak varlığımızın korunması ve doğru yönetilmesinin paradan çok daha yaşamsal bir zorunluluk olduğunun ne kadar farkındayız?

Erozyon Ülkemizden verimli üst toprağı alırken, üretimden, gıdamızdan dolayısıyla yaşamımızdan çok şey götürüyor.
Geleceğimizi düşünmeden çevremizi bilinçsizse kirletiyor, ormanları, yeşil alanları, doğal su kaynaklarını yok ederek yollar, inşaatlar yapıyoruz.

Yeşile düşmanız sanki. İstanbul'da da durum farklı değil. Yaşanan sel felaketleri, iklimsel değişimler çevreye karşı olan hoyratlığımızın doğal bir sonucu değil midir?

 “Toprak Koruma ve Yönetimi” konusunun bilimsel, teknik, yönetimsel ve hukuksal yönleri ile tartışılması, belirlenen sorunların çözümü için öneriler oluşturulması ve temel çözüm doğrultularının kararlaştırılması amacıyla; başta TEMA Vakfı
Olmak üzere diğer STK’larca da ele alınmaktadır.

Kadıköy İlçesi, Kayışdağı eteği, Küçükbakkalköy, İçerenköy bölgesinde görevim gereği yapmış olduğum “Okul Çevresi Araştırması” sonucu, çevrenin yeşilden gittikçe yoksun kalması diğer bölgelerde yaşananlardan pek de farklı değildi.

Anadolu’nun muhtelif yerlerinden göç almış bu bölgede yaşayan dede ve ninelerin, evlatları ve torunlarına sıkça anlattıkları, fotoğrafları olan zengin sebze ve meyve bahçelerinin varlığıydı. Hatta durak isimleri de şahit o eski günlere.”Çiftlik Yolu, Bağlar”

Çocukluğumuzda ziyaretine geldiğimiz yazlıkların, bakımlı bahçeli evlerin bulunduğu Erenköy’deki köşklerin sakinleri, bu nezih doğal ortamlara yürüyüş yapar, bağ ve bahçelerden alışveriş yaparlarmış.

Bu güzelliklerin yerini betonlaşma aldı. Hiç olmasa tarihi eser gibi muhafaza edilen kısımlar kalsaydı da çocuklarımıza örnek olarak gösterebilseydik.
İstenirse bu bereketli topraklarda, örnek sağlıklı yaşam platformları oluşturulabilir ve gelir sağlanabilir. Bu bir nostalji değil doğaya geri dönüş, yaşama saygı duruşudur.

Ormansız, beton yığınına dönen Sultanbeyli ve Sarıgazi gibi orman ve havza alanlarındaki kentsel gelişmelerin boyutu tüm İstanbul Metropoliten Alanı’nın yaşam kaynaklarını, ekonomik ilişkilerini ve toplumsal yapısını derinlemesine etkilemektedir.

Ömerli Havzası´nın sadece İstanbul´un değil, dünyanın ortak zenginliğidir ve Doğal SİT Alanı" olarak koruma altına alınması gerekir. Ömerli beldesi, Ayamama deresi 1. sınıf tarım arazileri iken özellikle Ömerli havzası mutlak tarım alanıydı, fakat sonradan yapılaşmaya yenik düşmüştür Ömerli’nin bir bölümü Riva Beykoz havzası aslında korunması gereken sulak alandır.. Göktürk beldesi alüvyon ovasıdır, yönetmeliğin korunmasına rağmen bozulmuştur.

Kent yaşamı hakkındaki bilgilerin çoğalması İstanbul iline olan göç olgusunu arttırmıştır. Özellikle tarımsal faaliyetlerin ağırlıkta olduğu Çatalca-Silivri-Beykoz ilçelerindeki mevcut arazilerin küçük parçalar haline getirilerek, yüksek fiyatlarla alıcı bulması tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması olarak yerleşim ve sanayi alanlarına dönüştürülmüştür. Bu aynı zamanda iş gücünün tarım dışına kaymasına da neden olmuştur. Tarla bitti, çiftçi kente yerleşti, besin de yele kapılıp gittiğinde ne olacak?


Aklın yolu birdir. “Yaşam Muhasebesi” yapması gerekir, akıllı insanların! Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre için yapılması gerekenleri sıralamak istediğimizde; Tarıma dayalı sanayi tesislerinin kurulması, arazilerin tarım dışı kullanımın engellenmesi, mevcut su kaynaklarının amaç dışı kullanımının engellenmesi, tarımsal kooperatiflerin yaygınlaştırılması, tarıma verilen desteğin arttırılması, tarım ve hayvancılık tesislerinin kurularak bu bölgelerin tüm planlamalarda korunması, toprakla uğraşan üretici köylünün doğup büyüdüğü yerde yaşamını sağlıklı sürdürebilmesinin sağlanması, şehirdeki gecekondulaşmanın çözümlenmesi ve şehre göçün durması gerekmektedir. İnsanlar doğduğu ve doyduğu yerden ayrılmak zorunda kalmamalıdır. Toprak yaşamdır.Toprağımıza sahip çıkalım, Türkiye çöl olmasın. Gazete Kadıköy
 M S. İRENGÜ  2009

Kaynak:
TEMA Vakfı Yayınları
Seminer notları
Semt Araştırmaları