Yeşilden Uzaklaşmak Yaşamdan Uzaklaşmaktır 2009
Küresel iklim değişikliği ve
kuraklık sorununun evren ölçeğinde ve ülkemiz özelinde yoğunlukla yaşandığı bir
dönemde, toprak varlığımızın korunması ve doğru yönetilmesinin paradan çok daha
yaşamsal bir zorunluluk olduğunun ne kadar farkındayız?
Erozyon Ülkemizden verimli
üst toprağı alırken, üretimden, gıdamızdan dolayısıyla yaşamımızdan çok şey götürüyor.
Geleceğimizi düşünmeden çevremizi
bilinçsizse kirletiyor, ormanları, yeşil alanları, doğal su kaynaklarını yok
ederek yollar, inşaatlar yapıyoruz.
Yeşile düşmanız sanki.
İstanbul'da da durum farklı değil. Yaşanan sel felaketleri, iklimsel değişimler
çevreye karşı olan hoyratlığımızın doğal bir sonucu değil midir?
“Toprak Koruma ve Yönetimi” konusunun
bilimsel, teknik, yönetimsel ve hukuksal yönleri ile tartışılması, belirlenen
sorunların çözümü için öneriler oluşturulması ve temel çözüm doğrultularının
kararlaştırılması amacıyla; başta TEMA Vakfı
Olmak üzere diğer STK’larca
da ele alınmaktadır.
Kadıköy İlçesi, Kayışdağı
eteği, Küçükbakkalköy, İçerenköy bölgesinde görevim gereği yapmış olduğum “Okul
Çevresi Araştırması” sonucu, çevrenin yeşilden gittikçe yoksun kalması diğer
bölgelerde yaşananlardan pek de farklı değildi.
Anadolu’nun muhtelif
yerlerinden göç almış bu bölgede yaşayan dede ve ninelerin, evlatları ve
torunlarına sıkça anlattıkları, fotoğrafları olan zengin sebze ve meyve
bahçelerinin varlığıydı. Hatta durak isimleri de şahit o eski günlere.”Çiftlik
Yolu, Bağlar”
Çocukluğumuzda ziyaretine
geldiğimiz yazlıkların, bakımlı bahçeli evlerin bulunduğu Erenköy’deki
köşklerin sakinleri, bu nezih doğal ortamlara yürüyüş yapar, bağ ve bahçelerden
alışveriş yaparlarmış.
Bu güzelliklerin yerini
betonlaşma aldı. Hiç olmasa tarihi eser gibi muhafaza edilen kısımlar kalsaydı
da çocuklarımıza örnek olarak gösterebilseydik.
İstenirse bu bereketli
topraklarda, örnek sağlıklı yaşam platformları oluşturulabilir ve gelir
sağlanabilir. Bu bir nostalji değil doğaya geri dönüş, yaşama saygı duruşudur.
Ormansız, beton yığınına
dönen Sultanbeyli ve Sarıgazi gibi orman ve havza alanlarındaki kentsel
gelişmelerin boyutu tüm İstanbul Metropoliten Alanı’nın yaşam kaynaklarını,
ekonomik ilişkilerini ve toplumsal yapısını derinlemesine etkilemektedir.
Ömerli Havzası´nın sadece
İstanbul´un değil, dünyanın ortak zenginliğidir ve Doğal SİT Alanı" olarak
koruma altına alınması gerekir. Ömerli beldesi, Ayamama deresi 1. sınıf tarım
arazileri iken özellikle Ömerli havzası mutlak tarım alanıydı, fakat sonradan
yapılaşmaya yenik düşmüştür Ömerli’nin bir bölümü Riva Beykoz havzası aslında
korunması gereken sulak alandır.. Göktürk beldesi alüvyon ovasıdır,
yönetmeliğin korunmasına rağmen bozulmuştur.
Kent yaşamı hakkındaki
bilgilerin çoğalması İstanbul iline olan göç olgusunu arttırmıştır. Özellikle
tarımsal faaliyetlerin ağırlıkta olduğu Çatalca-Silivri-Beykoz ilçelerindeki
mevcut arazilerin küçük parçalar haline getirilerek, yüksek fiyatlarla alıcı
bulması tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması olarak yerleşim ve sanayi
alanlarına dönüştürülmüştür. Bu aynı zamanda iş gücünün tarım dışına kaymasına
da neden olmuştur. Tarla bitti, çiftçi kente yerleşti, besin de yele kapılıp
gittiğinde ne olacak?
Aklın yolu birdir. “Yaşam
Muhasebesi” yapması gerekir, akıllı insanların! Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre
için yapılması gerekenleri sıralamak istediğimizde; Tarıma dayalı sanayi
tesislerinin kurulması, arazilerin tarım dışı kullanımın engellenmesi, mevcut
su kaynaklarının amaç dışı kullanımının engellenmesi, tarımsal kooperatiflerin
yaygınlaştırılması, tarıma verilen desteğin arttırılması, tarım ve hayvancılık
tesislerinin kurularak bu bölgelerin tüm planlamalarda korunması, toprakla
uğraşan üretici köylünün doğup büyüdüğü yerde yaşamını sağlıklı
sürdürebilmesinin sağlanması, şehirdeki gecekondulaşmanın çözümlenmesi ve şehre
göçün durması gerekmektedir. İnsanlar doğduğu ve doyduğu yerden ayrılmak
zorunda kalmamalıdır. Toprak yaşamdır.Toprağımıza sahip çıkalım, Türkiye çöl
olmasın. Gazete Kadıköy
M S. İRENGÜ 2009
Kaynak:
TEMA Vakfı Yayınları
Seminer notları
Semt Araştırmaları
M S. İRENGÜ 2009
Kaynak:
TEMA Vakfı Yayınları
Seminer notları
Semt Araştırmaları