SOSYAL SORUMLULUKLA
ÜLKEM İÇİN CANIM FEDA
7 BÖLGEDE 700 ORMANLA
YEŞİLİ DONAT VATANINA
YARINI DÜŞÜN BUGÜN YAŞA
TEMA Vakfı ve Orman Bakanlığı’nın işbirliğiyle, Koç Topluluğu’nun katkılarıyla 7 ayrı bölgede 700 bin ağaçlık bir Orman projesinde; Çevre konusunda önemli gündem maddelerine dikkat çekerek, orman ve yangınları konusunda farkındalığı oluşturmak, ilgili bilinci artırmak, alınabilecek önlemlerle ilgili bilgileri yaymak üzere görsel teorik bilgiler ve eylemsel dikimlerle eğitimler gerçekleştirildi. Çevre sorunları temelde insan kaynaklı olup, bu sorunların ortaya çıkmasında insanın tutum ve davranışları etkili olmaktadır. Doğal kaynakları kullanırken yapılan yanlışlıkların giderilmesi, ancak bilgi toplumu niteliği kazanıldıkça gerçekleşecektir. Bilgi toplumu olabilmenin en önemli unsuru ise hiç kuşkusuz eğitimdir.
Gönüllüsü olduğum TEMA Vakfı'nda yaş gruplarına göre farklı programlaştırılmış teorik ve eylemsel aktivite ile eğitim birinci önceliklidir. Toplumun her kesimiyle işbirliği içinde, bilinçli ve güçlü bir kamuoyu oluşturmak, çevre sorununa çözümünün olmazsa olmazıdır.”Toprak Çoraklaşması ve Erozyonla Kaybına Karşı Tedbir Alma, Küresel İklim Değişimi İle Mücadele ve Ağaç Dikmenin Önemi “ konularını kamuoyuna duyurmak, işbirliği yapmaktır. En minikten, en yetişkine kadar, yediden yetmişe; tohum ekmeyi, fidan dikmeyi, ağacı, ormanı korumayı, bulundukları çevreye duyarlı olmayı, yaşadıkları yeri gözetmeyi ve sorunun değil çözümün bir parçası olmayı, güzel alışkanlıklar edinmeyi tavsiye etmektedir. Ülke için yapabilecek en gerekli çalışmalardan ağaçlandırma etkinliklerine katılmayı, toprak erozyonu ile mücadele ederek topraklarına sahip çıkmayı, bir ömür buyu sürdüren davranış biçimi haline getirmelerinde katkılara devam etmekle sosyal sorumluluk örneği olmaktadır.
Refah düzeyinin yükselmesine paralel bir tüketim toplumun hızla oluştuğu 21. yüzyılın çevre problemleri ile 20 yüzyıl teknikleri ve görüşleriyle üstesinden gelinemediği görülmektedir.
Ormanlar bitki örtüsü ve toprak içerisinde büyük miktarda karbon depoladıklarından, iklim üzerinde olumlu etkiler yapar. Bir ağaç yaşamı boyunca 1ton CO2 emilimi gerçekleştirir.
%90 insan faaliyetleri sonucu oluşan “Küresel Isınma” nedeniyle yapay “Küresel İklim Değişimi” dünya gündeminde olduğu gibi, ülkemizi de çok yakından ilgilendirmektedir Ormansızlaşma, bitkisel plankton tahribi, çarpık kentleşme ve hızlı sanayileşme gibi “Küresel İklim Değişimi” sürecini hızlandırıcı etkenlerin; acilen dizginlenmesi gerektiğini, Bilim İnsanları ve araştırmacılar sıklıkla dile getirmekte ve bindiği dalı kesen insanları uyarmaktadırlar...
Dünya her yıl Yunanistan büyüklüğünde orman kaybediyor. 1990’dan bu yana, her yıl yaklaşık 13 milyon hektar orman kaybetti. Her on yılda yaklaşık yüzde 3’lük kayıp demek olan bu oranın, Yunanistan büyüklüğünde bir bölgeye denk. Orman yangınları; çocuklarımıza bırakacağımız ekolojik, tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra, ülke ekonomisine, turizmine ve ülke imajına da büyük darbe vurmaktadır. Yanmış alanların yeniden aynı şekilde yeşil bir görünüme kavuşması için 20 ila 30 yıl arasında bir zamana ihtiyaç duyulmakta; bununla birlikte, büyük bir zaman kaybı, enerji kaybı, moral kaybı ve maddi kayıplar olmaktadır.(YB)
20. yüzyıl başlarında dünyamızda,5 milyar hektar olan ormanlık alanlar, bugün 4 milyar hektarın altına düşmüştür. Bir istatistiğe göre dünyada her dakikada 50, her saatte 300 dönüm orman yok olmaktadır. Avrupa orman yüzölçümü ortalaması yüzde 46’dır.Doğal ormanları yüzde 1 oranında olup geri kalanı yapay kültür ormanıdır. Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından Avrupa kıtası ile boy ölçüşecek kadar hatta daha fazla zengindir. Ülkemizde orman varlığı 20.7 milyon hektar ve ormanlarımızın ülke yüzölçümüne oranı ise yüzde 30’dur.
Doğal ormanlarımız yüzde 93, insan eliyle oluşturulan ormanlar ise yüzde 7’dir.Bu bulunmaz nimetin korunması gerekli olup yangın açısından Akdeniz ülkesi riski taşımaktadır. (Alo 177 Orman Yangın İhbar)
Büyük çoğunluğu insan kaynaklı olan orman yangınları sonucunda, toprağı suyu koruyan, binlerce canlıya ev sahipliği yapan, karbon emisyonunu azaltan, solduğumuz oksijenin büyük bölümünü üreten zengin biyolojik çeşitliliğe sahip Yenilenebilir enerji kaynaklarının en zengini ve sürekli olanı Orman ekosistemi, bitkilerin, hayvanların, toprağın ve iklimin arasındaki hassas denge üzerine kurulu olup değeri maddi olarak asla ölçülemeyecek boyutlarda ekolojik yıkımlarla zarar görmektedir. 10 yılda Türkiye’de yaklaşık 90 bin hektar ormanlık alan, çeşitli sebeplerle çıkan orman yangınlarında kaybedilmektedir. Yeni donanımlar alan, işçi ekiplerini, teknik elemanları eğiten, Türkiye'nin hassas 54 noktasını kameralarla takip eden Orman Genel Müdürlüğü ayrıca, hava araçları sayısını da artırmıştır. Küresel ısınma tehdidi, hem karbon depolayarak iklim değişikliğiyle mücadelede hem de yeni koşullara uyumda ormanların önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Ormanlar, yeryüzünün akciğerleridir, denizler ise yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz oksijenin yüzde 75’ini sağlıyor.
Sürdürülebilir sağlıklı bir çevre için, bütün kurumlar ve bireyler sosyal sorumluluk içinde hareket etmelidir. Herkes, doğamıza ve ormanlarımıza sahip çıkmalı, korumalı ve yeni ormanların oluşması için çaba gösteren sivil toplum örgütlerine destek vermelidir. Sosyal Sorumluluğumuz gereği, topraklarımıza en güzel armağan ağaçlandırma kampanyalarına katkılarımız;” Küresel İklim Değişimi” sürecinden olumsuz etkilenmeyi en az indirgeyecektir. Yaşamımız boyunca doğaya her yıl en az yedi ağaç borçlanıyoruz. Bu miktarı toprağa geri ödemeliyiz… Ağaç kesimi ile üretilen kağıt için tüketilen su miktarında da büyük bir tasarruf sağlanmaktadır. Böylece doğal kaynaklar da korunmaktadır. 1 ton kâğıdın üretilmesi için 17 ağaç kesilmektedir.
Daha temiz daha yeşil bir dünyada yaşamak geleceğimizin teminatı genç nesillerin en doğal hakkı, onların bu hakkını gözetmek ise bizlerin bugünkü nesillerin sorumluluğundadır. Bugünden yarına yeşil uğraşa, gönül koy! Doğadan yana olsun vereceğin oy…



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder