08 08 08 CUMA
KENT KIRSAL TANIMA TANIŞMA ÇALIŞMASI ZİYARETLERİ
TEMA Toprak gönüllüleri “Kent Kırsal Tanıma Tanışma” çalışması ekibi,
Şile Gönüllü Sorumlusu Ö.Faruk Ketenci’yi Şile Gündem Gazetesinde ziyaret etti.TEMA yayınları afiş ,broşür.üyelikler bıraktı.
ŞİLE Orman İşletme Müdürü Mehmet Öztürk’ü ziyaret ettik.Daha önce
22 Mayıs 2008 tarihinde TEMA İstanbul Temsilcimiz Güner Hn,Kadıköy Gönüllü Sorumlumuz Ümran Kocabıyıkoğlu ve Beşiktaş Gönüllü Sorumlumuz Tarhan Hn. İle birlikte ziyaretlerine gittiğimizde TEMA Vakfı ile ortak teraslama çalışması yapabiliriz demişlerdi.Bu görüşmemizde de işbirliği yapmamızın iyi olacağını yinelediler.15 sarı TEMA önlüklü gönüllü misafirleri olduk. Ziyaretimizden memnun kaldıklarını ifade ettiler. Her zaman beklediklerini ve bizi her zaman takip edin izleyin, denetleyin yaptıklarımızı görün dediler.Ortak işbirliğinde neler yapabileceklerimizi konuştuk;
Okullarla birlikte meşe palamudu toplayabiliriz.
1000 adet palamut ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Şile Tems. Ve gönüllülerle birlikte bunu koordine edebiliriz.
Ayrıca kendi fidanlarımızı kendimiz meşe. fıstık çamı, defne , vs. üretiyoruz. Marmara bölgesine yetecek kadar elimizde fidan mevcuttur. Fidan taleplerinizi karşılayabiliriz dediler.Şile’deki çalışmalarda araç temin edecekleri belirttiler.
Şile Kaymakamı Erdoğan Ülker ziyaret edildi. Kaymakamımız daha önceki ziyaretimizde de olduğu gibi çok içten ve ilgiliyle ziyaretimiz ve Şile İlçesine verdiğimiz gönüllü destekten ötürü her birimizi kutladı ve tebriklerini belirtti.
MEB İlçe Müdürü, Kaymakam beyin yanındaydı.Her zaman birlikte projeler yürütebiliriz.Okullar açılınca görüşelim.Okullarda eğitimler düzenleyelim dediler.
520 nüfuslu Değirmen çayırı Köyü ziyaret edildi.
Ayşekadın fasulye ve patlıcan- biber yetiştiren köy kadınlarından 50 kadarı çoluk çocuk fındık toplamaya gitmişlerdi. Kahvehanede çaylarımızı içerken Yavru TEMA aday okul çocukları bize sorular yöneltti.
Siz kimsiniz? TEMA ne iş yapar?.Buraya niçin geldiniz?Köyümüzü beğendiniz mi? gibi sorular.Bizim anketten önce biz sorgulandık.Bol bol hatıra fotoğrafları çektirdik.Bahçelerinde iş gören hanımlar yanımıza geldiler.Bazı çocuklar bizi evlerine götürmek istedi.Hanımlar sorularımıza beyler cevap versin dediler.köy yaşayanları ile sohbetlerimiz oldu.Cuma cami çıkışı kahvehanede toplandılar.
Çağdaş, ilgili ve güler yüzlü Muhtar Nadir Çakır ,MEB Şehit Öğretmen Hüseyin Aydemir İlköğretim Okulu Müdürü Feridun Aksu ,Şile Gönüllü Sorumlumuz Ömer Faruk Ketenci, gönüllü arkadaşlarımız grup grup oturup, ev ev dolaşıp tanıştık,konuştuk ve yazıştık.
Maksat muhabbet olsun “KKTT” araştırmamızdaki soruların, sorunlarına ışık tuttuğunu ve yaşadıklarını bizlerle paylaşmanın mutluluğunu belirttiler.Sohbete konu olan sorulara çoğunlukla ortak cevaplar alındı. Sadece iki bey çok işleri olup vakitleri olmadığı için çalışmaya katılmadı. Sorulara alınan cevapların değerlendirmesi diğer dosyada yer almaktadır.
Sorular bittiğinde Muhtar Bey ve ailesi kendi yerinde eşinin yapmış olduğu, buz gibi ayran yanında o güzelim pazılı ve peynirli açma börekleri ikram etti.Eşi muhtar kadar güler yüzlü.Ne güzel börektir bunlar ellerinize sağlık dediğimizde;Bize içine sevgi kattım ,ondan güzel olmuştur dedi.İşte bizim kültürümüz;Güler yüz, tatlı dil ve işten gelen sevgi katılmış ikramlar.
Toplu hatıra fotoğrafları çekildi, hep beraber Şehit Öğretmen Hüseyin Aydemir İ Ö Okulu’na gittik.Okulu gezdik.Okulların açılmasına az kalmasına rağmen çok iş var okulda.Tadilat yapılmış, laboratuar, salon, sınıflar elden geçmeyi bekliyor.Bir de gönülden yardımcıları.
Teknolojinin böylesine donanımlı olduğu bir okulda görev yapmayı kim istemez! Kentden 1-2 saat uzaklıkta olmasına rağmen.
Taşımalı bir okul.Öğretmen ve öğrencileri şanslı olmalı. Çalışkan, çevreci ve en önemlisi TEMA Gönüllü Sorumlusu müdürleri var.Okul bahçesinde örtü altı sebze yetiştiriciliği yapıyorlar.Salatalık, domates, biber ve kendiliğinden çıkmış semiz otlarını topladık.
Hayatı daha kolay etmek adına hem üç beş katkı hem toprağı sahiplenme onu üretken kılmayı sürdürmek adına bir gayret.Örnek bir çalışma.Müdür beyin çalışmaları daha bitmedi;Bahçede fidanlıkları var.Tohumlarından fıstık çamları yetiştirmişler.Okul bahçesi çevresi kendilerinin diktikleri ağaçlarla çevrili.Okul girişi kırmızı ateş çiçekleri ve eflatun bacadumanı çiçekleri ile süslü.
”2008-2009 Eğitim Öğretim Yılı”TEMA ile neler yapabileceklerimizi konuştuk.
Kitap götürdük, daha da götüreceğiz,Kütüphanelerinde bir çevre bölümü oluşturabiliriz.TEMA yayın ve CD lerini verebiliriz.Çevre panosu materyali sağlarız.Şile’deki kardeş okulları ile paylaşabilirler.Onlarla ortak etkinlik düzenleriz.Okul velilerinin el emeklerinin tanıtımı ve çocuklarının okul harçlıklarını çıkartabilecekleri kermesler yapabiliriz.Dayanışma adına elimizden geldiğince yanlarında olduğumuzu ifade ettik ve okuldan ayrıldık.
Bu köy bir orman köyü,Değirmençayı kenarında kurulmuş alabalık çiftliğini görmemizi istediler.Gittik gitmesine de akmayla akmama arası bir çayla karşılaştık.Şahit olduğumuz bitti biter su kaynağı bizi çok etkiledi. Her biri ayrı renk ördekler suyun şırıltısından, kuşların cıvıltısından daha fazla ses çıkarıyordu. Üç beyaz sessiz ördek ise birbirlerinin içine girmişcesine ortalık yerde duruyor, hiç kaçmıyorlardı.
Çay kenarında salkım salkım glaburu bitkisi vardı.Küçük kırmızı kuş üzümü gibi mayhoş tatta bir bitki.Birbirimize bitkiyi tattırıyorken, gittiğimiz yerin sahipleri reçelini yaptıklarını söyledi ve bir kavanozla yanımız gelip tadına bakmamızı istediler.Kendileri için anca bir kavanoz yapılmasına rağmen ısrar ettiler. Teşekkür ettik ama tadımlık almadık.Kentte görülmesi artık çok zor bir buyurganlık sergilendi burada.Bu köyün en büyük zenginliği
Misafirperverlik kültürümüzün yaşıyor olması.
Doğal yaşamın doğal kalmış insanları ile geçirilmiş harika bir gündü.
Balık ızgara ve nefis salatanın tadına bakamazdık.Henüz börekler midemizdeydi.Başka bir gün direk gelebileceğimizi söyleyerek oradan ayrıldık. Yoldan sebzelerimizi alarak akşam yemeklerimizi planladık.
Bir saate yakın, döne döne orman içinde bir ağaç tünelini geride bırakarak, gözlerimiz yeşile doymuşluğun bayramında, domates, salatalık kokularıyla eve dönüşe geçtik.Yol boyunca çocukluğumun geçtiği yazlık bahçemizde yetiştirdiğim domatesler aklıma geldi.Çevreden topladığımız büyük baş hayvanların gübrelerinden şerbet yapar, sebze ve çiçekleri sulardık.Yediğim meyvelerin çekirdeklerinden yetiştirdiğim şeftali, vişne, erik tatlarını ağacın boyu daha benlm boyum kadarken tattım. Bahçenin giriş çardağında yedi veren güllerinin sıklığından güneş geçmiyordu. Hatta yağmurda gül sarmaşığın altına sığınıyorduk.Kuyudan su çekerdim, sesi müzik tınısı gibi gelirdi.Bahçeyi sulamak, taşları yıkamak benim görevimdi. Yağmur sularını toplardık. Gündüz kafamızı şişirmesine rağmen ağustos böceklerini yaz akşamlarında özler, dışarıda yanan lambaya çarpım düşen pırpırlara acır loşta oturmayı tercih ederdik.Kapımızın bekçisi çoban köpeğimiz, evimizin minnoşo tekirimizde bizimle komşu gezmelerine gelirdi.Bir bakardık kapıdalar nasıl da bilirlerdi nerede olduğumuzu.
Meyveyi dalında ,üzümü bağında yedik çocukluğumuzda.
Toprak kokusu almak için yağmur yağdığında dışarı fırlardık.
Bir hayli daldım galiba eski güzel doğal günlere.
Yolculuğumuzu rahatlıkla güven içinde yapmamızı sağlayan Beşiktaş Belediyesi’ne teşekkürlerimizi ilettik kaptanımıza ve tüm otobüs kendisini alkışladık.Kaptan artık ben de TEMA gönüllüsüyüm, sizin bu güzel çabalarınızı yakından görme fırsatını verdiğiniz için ben size teşekkür ederim dedi.
Bir Kırsal projenin başlangıç ayağını oluşturduk biz TEMA gönüllüleri. TEMA Şile Gönüllü Sorumlusu arkadaşımız Ömer Faruk Ketenci ve eşi Gönül Ketenci ve yönetimlerindeki TEMA gönüllü grubu ile çalışmalarımızı özveriyle sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz.İyi ki varsınız.
Daha nice çalışmalara.TEMA Gönüllü çalışmalarına destek veren işbirliği yapanlara teşekkürlerimizle.
TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN .TOPRAKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM.
MELEK SEVİL İRENGÜ
TEMA VAKFI
İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder